ERGİN OTEL & PANSİYON
|
REZERVASYON:
TEL:
(0 286) 697 00 38
GSM: (0 542)
404 54 13
GSM: (0 542) 645 14 18
GSM: (0 537)
425 29 84 |
|
E-Mail:
erginpansiyon@gmail.com
ADRES:
Kalearkası
Eski Rum Mahallesi BOZCAADA /ÇANAKKALE |
------------------------------- |

-------------------------- |
|
 |
ERGİN PANSİYON TEL: 0 286 697 00 38 / GSM: 0 542 404 54 13
- 0 542 645 14 18
BOZCAADA
Ege
Denizi'nin kuzeydoğusunda Çanakkale Boğazı'nın
güneybatısında bulunan Bozcaada, Çanakkale İli'nin bir
ilçesidir. Türkiye'nin Gökçeada ve Marmara Adası'ndan sonra
3. büyük adasıdır. Çanakkale Boğazı'na 19 km., Feribot
bağlantısının sağlandığı Odun İskelesine 6 km. uzaklıktadır.
Ada, çok yüksek olmayan düzlük halinde olup, engebeli
kısımları doğudadır. Buradaki Göztepe adanın en yüksek
noktasıdır (191 m.). Jeolojik yönden Biga Yarıamadası'nın
uzantısını oluşturur. Buradaki katmanlaşma çeşitlilik
gösterir. Güneydoğu kesimi kristalin şişt ve mermerlerden
oluşmuştur. Kuzeydoğudaki kesim de ise bir lav kütlesi olan
Göztepe bulunmaktadır. Adanın kıyıları falezler nedeniyle
dik ve kayalıktır. Bunların aralarında kumsallarla kaplı
küçük koyları bulunmaktadır. Bozcaada'nın, kuzeydoğusunda
Eskikale Burnu, Erenler Burnu; doğusunda Tabya Burnu, Nar
Burnu, Sarıtaş Burnu; güneyinde Tuzburnu, Kocatarla, Mermer
Burnu, Sulubahçe Burnu, Habbeli Burnu; Batısında Batı Burnu;
kuzeyınde Kıllık Burnu olmak üzere oniki burunu vardır. Bu
burunlar arasında da Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz
Limanı, Çanak Limanı, Çapraz Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla
Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma Koyu, Sulubahçe
Koyu, Habbeli Koyu isimlerinde oniki adet koyu vardır.
Ayrıca Bozcaada çevresinde irili ufaklı 10 ada bulunur.
Bunlar Tavşan, Piresa, Orak, Yılan, Fener, Taş, Kasık, Gökçe
ve Sıçancık adalarıdır. Yüzölçümü 43 km2 olup, toplam nüfusu
2.543'tür.
Bozcaada'nın ekonomisi, iklimin özelligi nedeniyle
bağcılık, sarapçılık , balıkçılık ve turizme
dayalıdır. Ayrıca, sebzecilik, küçükbaş hayvancilik gibi
daha çok aile ekonomisine yöneliktir.Antik çağda ismini
Klonai kralı Kyknos’un oğlu Tenes’den alarak Tenedos olan
Adadaki yerleşimin son yıllarda yapılan kazılarda ortaya
çıkan buluntulara dayanılarak M. Ö.3000’de , Erken Bronz
çağında başladığı anlaşılmıştır. Ancak burada yaşayan ilk
toplulukların kim oldukları ise çelişkilidir, Lesbos
(Midilli) adasından buraya gelenlerin olduğu söylenmişse de
Anadolu’nun yerli halkı Pelasgların da burada yaşadıkları
ileri sürülmüştür. Troia Savaşı sırasında Akhalar gemilerini
burada gizlemiş, Adayı zaman zaman yağmalamışlar,kadınlarını
kaçırmışlardır. İonya ayaklanmasından sonra Tenedos da Pers
egemenliğini kabul etmek zorunda kalmıştır. Attika –Delos
Deniz Birliğine katılmış , M. Ö. 500‘de Atinalıların
kolonisi olmuş, ardından Bergama, sonra da Roma’ya bağımlı
olmuştur. M. Ö. 63’de adanın önünde Romalı komutan Lukullus
Mitridates’in donanmasını batırmıştır. Deniz ticareti
yönünden önemli konumu , diğer devletlerin dikkatini
üzerinde toplamasına neden olmuştur. Bizans egemenliğini
sırasında Haçlı Seferlerinden zarar görmüş, Cenevizlilerle
Katalonyalıların ilgisini çekmiştir. Aydınoğlu Umur Bey
İzmir’i ele geçirdikten sonra 1328 veya 1329’da Bizansın
elinde olan Bozcaada’yı yağmalamıştır.
Aynı
yıllarda Venedik ve Cenevizliler adayı ele geçirmeyi
planlamışlar, sonunda Venedikliler Bizanslılarla anlaşarak
1377’de adayı işgal etmişlerdir. Ancak onların bu davranışı
Cenevizlilerle aralarının bozulmasına neden olup, her iki
devleti savaşa tutuşturmuştur. Venedik ve Cenevizlilerin bu
savaştan zarara uğraması üzerine 1381’de Savua dukalığının
başkenti Turin de (Torino) yapılan antlaşma uyarınca
Venedikliler adayı boşaltmak zorunda kalmışlardır. Bu arada
Adadan ayrılırlarken kalenin burçlarını yıkmışlar, orada
yaşayanları Girit’e , Kandiye’ye götürmüşlerdir. Bundan
sonra uzun bir süre boş kalan Adayı Venedikliler ile
Cenevizlilerin yeniden ele geçirmek istemişlerse de bunda
başarılı olamamışlardır. Nitekim, ünlü İspanyol gezgini
Clavio 1403’de adanın boşaltılmış oluşuna ve yıkık kalesine
değinmiştir. Aynı şekilde 1435 -1439’da buradan geçen
Peratafor da adanın terkedilmiş ve boş olduğunu söylemiştir.
Osmanlılar XIV.yüzyılın ikinci yarısında Çanakkale Boğazı
çevresine yerleşmeye başlayınca Bozcaada ile ilgilenmeye de
başlamışlardır. Fatih Sultan Mehmet’in donanması Akdeniz
seferine çıkarken buraya uğrayarak ikmal yapmıştır.
Osmanlıların Venediklerle yapmış oldukları uzun süreli
savaşlarda Bozcaada önemli rol oynamıştır. Nitekim 1464’de
yapılan savaşta Limni adasında üstlenen Venedik donanmasının
üzerine Kaptan-ı Derya Mahmut Paşa gönderilmiştir. O sırada
Bozcaada’nın, Venediklilerin kontrolünde olduğu öğrenilince
Çanakkale Boğazının güvenliği için Adanın ele geçirilmesi
düşünülmüştür. Bundan sonra Köprülü Mehmet Paşa Bozcaada’ya
gelerek kalenin yıkılmış yerlerini, harap kasabayı
onartmıştır. Bu arada da kendi katkısıyla ismini verdiği bir
de cami yaptırmıştır. Girit Savaşı sırasında Venedikliler
1656’da adayı tekrar ele geçirmişlerse de ertesi yıl Köprülü
Mehmet Paşa tarafından yeniden Osmanlıların topraklarına
katılmıştır. Kaptan-ı Derya Mezomorta Hüseyin Paşa 1697’de
Venediklileri Bozcaada önünde bir kez daha yenmiş ve bu
savaş tarihe “Bozcaada Deniz Savaşı“ olarak geçmiştir.
Osmanlılar
1717’de Bozcaada ve Limni önlerinde Venedik donanmasını bir
kez daha yenmiştir. İngilizlerin müttefiki olan Rus
donanması Bozcaada önünde demirleyerek Çanakkale boğazını
kapatmıştır. Kaptan-ı Derya Seyyit Ali Reis 1807’de
Çanakkale’den çıkarak Rus donanmasına saldırmış, her iki
taraf büyük zarara uğramış, kazanan belli olmamıştır. Bu
savaştan sonra korsanların burada faaliyeti artmaya
başlayınca Sultan II . Mahmut (1784-1839) Bozcaada kalesini
yeniden yaptırmıştır. Ardından da Limni Sancağı , Cezayir-i
Bahr- i Sefid eyaletinin Midilli sancağına bağlı bir
kaymakamlık olarak teşkilatlandırılmıştır. XIX.yüzyılda
Limni sancağına bağlı bir kaza olan Bozcaada, Balkan Savaşı
(1912) sırasında Yunan işgaline uğramış ve bu işgal Kurtuluş
Savaşı’nın sonuna kadar sürmüştür. Lozan Antlaşması’ndan
sonra 21 Eylül 1923’te Türkiye topraklarına katılmış ve ilçe
konumuna getirilmiştir. Bozcaada’da günümüze
gelebilen tarihi eserler;
Köprülü Mehmet Paşa Camisi (Yalı Cami)
Alaybey Camisi,
Bozcaada Kalesi,
Namazgâh Çeşmesi,
Ayazma Çeşmesi,
Aburga Ahmet Dede Türbesi,
Panais Theotokos Rum Kilisesi,
Ayazma.. |
|
|
|
Copyright
©
2007 - Bütün hakları saklıdır.
Her hakkı mahfuzdur.
Yayınlanan yazı ve resimler izinsiz veya
kaynak gösterilmeden alınıp yayınlanamaz.
|
|
|